Araştırma Özetleri: Kültürel Mirasın Korunmasında Uçucu Yağlar

Kültürel mirasın bir parçası olan tarihi eserler, eserin malzemesine ve çevre koşullarına bağlı olarak zaman içerisinde üzerinde bulunan çeşitli biyolojik sistemlerin de etkisiyle değişime ve bozunmaya uğrar.

Kültürel mirasın bir parçası olan tarihi eserler, eserin malzemesine ve çevre koşullarına bağlı olarak zaman içerisinde üzerinde bulunan çeşitli biyolojik sistemlerin de etkisiyle değişime ve bozunmaya uğrar. Bu biyolojik sistemlerin (mantar, maya, bakteri, böcek vs.) çeşitli fiziksel ve kimyasal süreçleri indükleyerek bozunmayı hızlandırdığı bilinmektedir. Biyolojik kolonizasyonun inhibe edilmesi için kullanılan benzalkonyum klorür, permetrin, sodyum florür gibi moleküller ise toksik olup insan sağlığı ve çevre açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

Son yıllarda tarihi eserlerin toksik olmayan ‘yeşil’ koruma stratejileri ile korunması ön plana çıkmıştır. Güçlü antimikrobiyal özelliklere sahip uçucu yağlar, bozunmaya sebep olan biyolojik kolonizasyonu çeşitli mekanizmalar (enzim sentezini etkileyerek, membran yapısını bozarak vs) aracılığıyla engelleyebilmektedir. Yapılan çalışmalarda Sicilya’da Greko-Roman Solunto arkeolojik kazılarında yer alan “Casa di Leda” mozaiklerinde Bacillus sp., Alternaria sp., Aspergillus sp. türlerinden oluştuğu tespit edilen biyofilmlerin kekik türleri olan Origanum vulgare ve Thymus vulgaris uçucu yağları ile başarılı şekilde inhibe edilebildiği belirlendi. Bu çalışmalar, numunelerin uçucu yağ ile temas etmeyen kontrol grubu ve 1000 cm 3 hacminde sızdırmaz ve steril bir cam kap içerisinde 0.5 mL uçucu yağa maruz bırakılan deney grubu ile gerçekleştirildi. Ölçümler in vitro olarak agar disk difüzyon metodu ile yapıldı. Aynı ekip ile gerçekleştirilen bir başka çalışmada bu uçucu yağların ahşap oyma heykellerde tespit edilen fungal kolonizasyon (Aspergillus flavus) ve tahta kurduna (Anobium punctatum) karşı etkili olduğu belirlenmiştir.

Bu çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda uçucu yağların tarihi eserleri oluşturan materyallerle uyumlu olması, insan sağlığı ve çevre kirliliği üzerinde olumsuz etkilerin olmaması özellikleri ile ekolojik sürdürülebilir yaklaşımları benimseyen modern tarihi eser koruması/restorasyonu prosedürlerinde geleneksel biyositlere altenatif olarak kullanılabilir.

REFERANS: Palla, F., Bruno, M., Mercurio, F., Tantillo, A., & Rotolo, V. (2020). Essential Oils as Natural Biocides in Conservation of Cultural Heritage. Molecules (Basel, Switzerland), 25(3), 730. https://doi.org/10.3390/molecules25030730

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on linkedin
LinkedIn

ÖNE ÇIKANLAR

Platform Essencia, 2020 Nisan ayı itibariyle, Amerika merkezli AIA (Alliance of International Aromatherapists) onaylı, dünya çapında 8 eğitim kurumundan biri oldu!

SOSYAL MEDYA

POPÜLER YAZILAR

Kategoriler