Aromaterapi her yönüyle GETAT’ta ele alındı

2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi (GETAT) 24-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Yurt içinden ve yurt dışından alanın önemli isimlerini ağırlayan kongrenin en çok ilgi çeken oturumlarından biri de Aromaterapi Oturumu oldu.

İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen ve geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bilimsel bir zemine oturtulmasını hedefleyen GETAT, bu yıl da T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, T.C. Sağlık Bakanlığı ev sahipliğinde ve paydaş kurumların desteği ile düzenlendi. Bu yıl kronik hastalarda geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının yerini tespit etmeye odaklanan kongrede Aromaterapi Oturumu da yoğun katılımla gerçekleşti. Bizmialem Fitoterapi Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Kartal oturumun başkanlığını yaparken, Aromader Başkanı, Eczacı, Aromatolog Aslı Yazıcıoğlu, ICAN Direktörü Rhiannon Lewis, Dr. Pierre Olivier Tauxe ve Prof. Dr. Ulvi Zeybek de birer sunumla katılımcılara seslendiler.

Prof. Dr. Murat Kartal: “Türkiye daha fazla uçucu yağ üretecek potansiyele sahip”

Oturumda “Küresel Aromaterapi Pazarı ve Lavanta Yağı” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Murat Kartal, konuşmasında dünya uçucu yağ pazarının büyüklüğüne dikkat çekti. 2017’de 7.16 milyar dolar olan pazar büyüklüğünün 2024’de 13 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini ifade eden Kartal, uçucu yağ ticaretinin merkezinin Avrupa olduğunu söyledi. “Hollanda ve Almanya gibi ülkeler üretim yapmadan, yalnızca uçucu yağları ithal edip, kalite kontrolünü gerçekleştirerek ihraç ediyor” diyen Kartal, Türkiye’nin endemik uçucu yağ bitki zenginliği ve Avrupa’ya yakınlığıyla çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Kartal, “Türkiye aromaterapi ile ilgili bitkilerin kültürünü yapabilecek, onlardan yağ üretebilecek bir potansiyele sahip. Bilgisi ve teknolojisi var. Dünyadaki payımızı artırmak için daha çok çalışmamız ve tarımla ilgili ataletimizi üzerimizden atmamız lazım” dedi.

Eczacı, Aromatolog Aslı Yazıcıoğlu: “Yanlış kullanım nedeniyle alerji ve toksisite oranlarında artış görülüyor”

Oturumun ikinci konuşmacısı olan Aromader Başkanı, Eczacı, Aromatolog Aslı Yazıcıoğlu da “Aromaterapinin Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedaviler İçindeki Yeri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Aromaterapinin kompleks (karmaşık) ve entegre (bütünleşik) bir disiplin olduğunu söyleyen Aslı Yazıcıoğlu, “Uçucu yağların, bilinen geleneksel kullanımları yanında, kanıta dayalı etkileri ve henüz kanıtlanmamış potansiyel etkileri onları ‘tedavi ve iyi yaşam’ odağında önemli bir yere koyuyor” dedi.

Yazıcıoğlu, uçucu yağların antimikrobiyal, rahatlatıcı, analjezik, antispazmodik, antienflamatuar, antiemetik ve sindirim düzenleyici, mukolitik ve ekspektoran, vaskülotropik, endokrin, antikanser gibi örneklerle anlatılabilecek çoklu bir etkiye sahip olduğunun altını çizdi. Konuşmasının devamında aromaterapinin çok geniş bir uygulama alanı olduğunu söylerken konunun popüleritesinin artmasına bağlı olarak yanlış kullanımlar nedeniyle özellikle alerji ve toksisite ile ilgili raporlarda artış görüldüğüne dikkat çekti. Buna karşın sivil toplum kuruluşları ve mesleki organizasyonlarının aromaterapinin toplum sağlığı ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik bilinç oluşturmasının önemine vurgu yaptı.

Rhiannon Lewis: “Uluslararası iş birliklerine ihtiyaç var”

ICAN Direktörü Rhiannon Lewis ise gerçekleştirdiği konuşmada aromaterapinin kanser ve palyatif bakım alanındaki katkılarını değerlendirdi. Birleşik Krallık’ta İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da onkolojik vakalardaki uygulamaları aktaran Lewis, “Aromaterapi, bireylerin kanserle başa çıkmalarına yardımcı oluyor” dedi. ICAN Direktörü Rhiannon Lewis ise gerçekleştirdiği konuşmada aromaterapinin kanser ve palyatif bakım alanındaki katkılarını değerlendirdi.

 Birleşik Krallık’ta İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da onkolojik vakalardaki uygulamaları aktaran Lewis, “Aromaterapi, bireylerin kanserle başa çıkmalarına yardımcı oluyor” dedi. Uçucu yağların kullanımıyla hastalarda psikolojik açıdan bir iyilik hali geliştiğini dile getirdi. Aromaterapinin semptom yönetimine de odaklandığını anlatan Lewis, hastalar, çalışanlar ve aileler için zorlu olan bu süreçte 2004’ten bu yana farklı aromatik stratejiler kullanıldığını ve bugün gelinen noktada başarılı sonuçlar alındığını aktardı. Aromaterapide ihtiyaç duyulan unsurların uygulamadaki titizlik, araştırma metodolojilerinin daha iyi kullanımı, eğitim, elde edilen bilgilerin paylaşımı ve uluslararası iş birlikleri olduğunu sözlerine ekledi.

Dr. Pierre Olivier Taux: “Aromaterapi sihirli bir değnek gibi görülmemeli”

Dr. Pierre Olivier Taux ise konuşmasının merkezine metobolik sendromu aldı. Metobolik sendromun çok taraflı bir hastalık olduğunu söyleyen Taux, bu alanda atılması gereken çok adım olduğunu dile getirdi. Metobolik sendromun en önemli nedenlerinin hareketsizlik ve kötü beslenme olduğunu anlatan Taux, “Aromaterapi sihirli bir değnek gibi görülmemeli” diyerek yaşam şekli değiştirilmediği sürece hastalıkların kökten çözümünün de mümkün olamayacağını aktardı.

Metobolik sendromun en önemli nedenlerinin hareketsizlik ve kötü beslenme olduğunu anlatan Taux, “Aromaterapi sihirli bir değnek gibi görülmemeli” diyerek yaşam şekli değiştirilmediği sürece hastalıkların kökten çözümünün de mümkün olamayacağını aktardı. Uçucu yağlarla ilgili oluşturulan yeni reçetelerin faydalarının görüldüğünü ve hatta farmakokimyasal ilaçlar kadar iyi sonuçlar alındığını da vurguladı.

Prof. Dr. Ulvi Zeybek: “Aromaterapi hekim, eczacı ve hasta arasında olmalı”

Oturumun son konuşmacısı ise Prof. Dr. Ulvi Zeybek oldu. Cilt hastalıklarında aromaterapi konusuna değinen Zeybek, uygulanacak dozun yaş grupları ve uygulama alanına göre farklılıklar gösterdiğini anlattı. “Aromaterapi dermatolojide oldukça fazla kullanılır” diyen Zeybek, bası yaraları için nanoteknolojik bir hazırlık yapıldığının müjdesini verdi. Ayrıca 3. derece yanıklara yönelik antimikrobiyal etkisi olan bir doku yenileyicisi ile ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Ulvi Zeybek, Ege Üniversitesi’nin bir markası olarak yılsonuna kadar üretime geçileceğinin de altını çizdi. “Her uçucu yağ her bölgede ve her durumda kullanılmaz” diyen Zeybek, farklı deri hastalıklarında kullanılabilecek uçucu yağlara örnekler verdi. Zeybek sözlerini “Aromaterapi hekim, eczacı ve hasta arasında olmalı” diyerek noktaladı.

Haberi Paylaş:

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

DİĞER HABERLER

3. Fitovizyon Kongresi

3. Fitovizyon Kongresi

Eczacılık ve İlaç Derneği (EİDER) tarafından düzenlenen Fitovizyon Kongresi’nin üçüncüsü için geri sayım başladı. Bu yıl 22-24 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan kongre yine sağlık profesyonelleri ile sektörde hizmet veren firmaları bir araya getirecek.

WOCMAP2019

6. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Dünya Kongresi

Ulusal ve uluslararası ölçekte konunun tüm paydaşları arasında, tıbbi ve aromatik bitkilerin bilim, tıp, endüstri ve uluslararası ticaretteki rolünü masaya yatıracak olan kongre aynı zamanda kanıta dayalı bilimsel veri alışverişini teşvik etmek ve uluslararası ticari işbirliklerini geliştirmek için de paha biçilemez fırsatlar sunuyor.

Tarladan Hasada Aromaterapi Festivali

Tarladan Hasada Aromaterapi Festivali

İlki geçtiğimiz yıl 27-28 Haziran tarihlerinde yapılan “Tarladan Hasada Aromaterapi Festivali” bu yıl 28-30 Haziran tarihlerinde Aromaterapi Derneği’nin katkılarıyla gerçekleşecek. Bu sene kapsamı daha da genişletilen etkinlik ile BAÇEM’in çiçek kokulu tarlalarında, bir yandan hasat yapılırken bir yandan da ruhlara iyilik veren kokular konuşulacak.

Klinik Aromaterapi Eğitimi 2021/1

Platform Essencia’nın İstinye Üniversitesi işbirliği ile ve sadece sağlık profesyonellerine yönelik olarak düzenleyeceği ileri düzey eğitimi “Klinik Aromaterapi” 2021 yılında sizlerle buluşacak. Eğitim programı ve içeriğine dair çalışmalarımız devam etmekte olup en kısa sürede sizlerle paylaşacağız. Takipte kalın!

Eğitimi İnceleyin →
Yeni Haberler İçin

Bize mesaj yazın

Aromaterapi ve iyi yaşam konularındaki tüm haberler için bize yazabilirsiniz!