Kısaca nedir?

Yapılan çalışmalarda kokuların beyin üzerinde, serotonin ve dopamin gibi hormonların salgılanmasında yarattığı değişiklikler biliniyor. Koku duyusunun doğru ve düzenli uyarılması, koku envanterimizin zengin olması bizi daha mutlu, konsantre ve canlı yapabiliyor.

Kimler içindir?

Herkes için ve geniş spektrumlu bir uygulamadır. Burada önemli ve belirleyici olan; doğru uçucu yağ seçimi, uygulama yöntemi ve dozdur. Örneğin yapılan araştırmalarda depresyona giren kişilerde koku duyusundaki hassasiyetin azaldığı biliniyor. Bu hastalarda yapılan “kontrollü koku çalışmaları” olumlu sonuçlar veriyor. Alzheimer hastalarında, özellikle başlangıç ve orta seviyede, gelişmeler kaydediliyor. Kadınların PMS, menopoz gibi dönemlerinde kullanılan uçucu yağlar eskiden beri biliniyor. Bağımlı ve madde yoksunluğu yaşayan annelerin yeni doğan ünitelerinde yapılan aromaterapi uygulamalarıyla bebeklerin daha rahat uyuduğu gözlemleniyor. Amerika’da çeşitli şikayetlere sahip 21,554 hasta üzerinde yapılmış aromaterapi uygulamalarını içeren bir araştırmada, ağrıda %32,45, anksiyetede %47,39, bulantıda ise %50,61 iyileşme görüldü.

Nasıl uygulanır?

Temelde 3 yöntemden bahsedebiliriz: Solunum yolu ile, cilt üzerinden ve dahilen. Ancak klinik aromaterapi, “kendini iyi hissetmek için birkaç damla yağ” terapisi değildir. Sistemik uygulamaların sadece bu konuda eğitim almış sağlık profesyonelleri tarafından önerilmesi gerekir, çünkü uçucu yağlar çok güçlü bileşenlerden oluşur; 1 kilogram gül uçucu yağı için 3,500 kilogram gül petalinin distile edildiğini hayal edin.

Aromaterapik yağların doğru kullanımı nasıl olmalı

Kullanılan yağın kalitesi çok önemlidir. Ne yazık ki hem ülkemizde hem de dünyada konuyla ilgili problemler yaşanmaktadır. Piyasada “tağşiş” dediğimiz adı başka, ama içeriği bambaşka uçucu ve sabit yağlar satılmaktadır. Bu nedenle yağların markalarına ve yağları satın aldığınız yerlere çok dikkat etmelisiniz.

Uçucu yağlar, elde edilme yöntemleri nedeniyle çok konsantre bileşenlerdir. 4 ton gül yaprağından veya 150 kilo lavanta çiçeğinden sadece 1 kilo uçucu yağ elde edilir. Bu nedenle tüm uçucu yağların seyreltilerek kullanılması gerekir. Yaşlılarda ve bebeklerde hem yağ seçiminde hem de oranlarda çok dikkatli olunmalıdır.

Neden etkili?

Koku duyumuz ve nöral bağlantıları, diğer dört duyumuzdan biraz farklı çalışıyor. Koku uyarıları çok hızlı etki gösteriyor. En arkaik duyumuz ve kokuyu görsel bir uyaran gibi hayal edemiyoruz. Hem korteks hem limbik sistem üzerinden işlenmesi etki alanını arttırıyor. Koku duyusu, ilgili reseptörlerin burun içerisinde bulunması nedeniyle “beynin dışarı olan uzantısı” şeklinde de biliniyor. İşin içine koku girince duygular, anılar, koku ile ilgili kültürel bağlantılar gibi parametreler de giriyor. Olfaktör nöron yani koku siniri, beyne bağlı olan tek kafatası siniri. Bu nedenle koku duyusunu diğerlerinden ayıran çok özellik var. Etki mekanizması hala tam çözülmüş değil. Düzenli aromaterapi uygulamalarında; olfaktör sinir sinyalleri, kültür, yaş, cinsiyet, deneyime bağlı sübjektif duygusal yanıtlar ve nörokimyasalların oluşturduğu biyolojik yanıtlar verdiğimiz biliniyor. Bu da duygusal, biyokimyasal ve bilişsel durumlarımızda birçok değişiklik yaratabiliyor anlamına geliyor.