Şişenin içinde ne var: Kekik Uçucu Yağı ve Güvenli Kullanımları

Uçucu yağlar güzel kokulu bitkilerden, su ya da su buharı gibi doğal çözücüler ile veya (narenciye kabuklarında olduğu gibi) kabuklarının soğuk sıkılmasıyla elde edilirler. Yani doğal yöntemler ile elde edilen tamamen doğal ekstrelerdir. Uçucu yağlar sadece güzel kokulu yağlar olmayıp aynı zamanda insan sağlığında ve esenliğinde değerlendirilebilecek kanıtlanmış etkileriyle bilinirler.1

Öte yandan, uçucu yağlar tamamen doğal olsalar da kimyasal bileşenlerden oluşurlar. Uçucu yağlarda bulunan bu bileşenlerin ne olduğunu ve miktarlarını bilmek önemlidir. Uçucu yağların kalitatif ve kantitatif analizinde – bazı kısıtlamaları olsa da- en önemli yöntem GC/ MS (Gaz kromatografisi kütle spektrometresi) yöntemidir. Bu yöntem ile uçucu yağın içindeki majör ve minör bileşenlerin tayini ve miktarlandırılması (% oranları olarak) yapılır. Bu kimyasal döküm bize uçucu yağın koku profili ve terapötik potansiyeli ile ilgili oldukça iyi bir fikir verir.2

Uçucu yağların gücü

Uçucu yağlar taze bitkide olduğundan en az 100 kez daha güçlüdürler. Uçucu yağların aromatik bitkiden ortalama olarak elde edilme verimliliği %1 dir. Yani 100 birim bitkiden 1 birim uçucu yağ elde edilir. Bu verimlilik oranı uçucu yağın bitkinin neresinden elde edildiğine, yapısal ve çevresel koşullara bağlı olarak değişir. Örneğin gül, melisa, neroli, ylang ylang gibi bitkinin çiçeklerinden elde edilen uçucu yağlarda bu oran % 0,1 ve daha da altına düşer. Bu bilgi bile bir uçucu yağın 1 damlasının bile ne kadar etkili olabileceğini anlamak için yeterlidir. 3-4

Taksonominin önemi: Kekik ama hangi kekik

Bitkiler tüm dünyada sadece bilimsel adları ile tanınır. Yöresel isimleriyle, bitkinin cinsini, türünü, varsa alttür veya varyetesini anlamak mümkün değildir. Üstelik aynı yöresel isim birçok bitkiye verilmiş olabilir ve hatta birçok bitkinin yöresel adı da yoktur. Bu nedenle bitkiler ICN kodları (International Code of Nomenclature) ile adlandırılırlar.5İşte bu nedenle kekik, lavanta ya da papatya uçucu yağı demek yeterli olmamaktadır.

Kekik denince çok sayıda farklı cins ve türden bahsedildiğini bilmek gerekir. Türkiye’de Thymus sp.,Coridothymus sp., Thymbra s., Satureja sp., Origanum sp.gibi onlarca farklı türde kekik yetişmektedir.6 Bu türlerin bazılarının kemotipleri de bulunmaktadır.

Kekik uçucu yağı, Covid-19 pandemisinde içerdiği timol ve karvakrol bileşenlerinin potansiyel antiviral etkileri nedeniyle gündeme gelmiştir.7-11 Bu iki bileşen de bu tip uçucu yağlarda önemli bir yeri olan ve izomerik monoterpenik fenol yapısında bileşenlerdir. Tablo 1’de  farklı uçucu yağ markalarının adı belirtilen parti numaralarına göre timol ve karvakrol yüzde oranları verilmiştir.12 Görüldüğü üzere bu bileşenler cins, tür, kemotip bazında ve hatta yıllık üretim partisi bazında değişiklik göstermektedir.

Uçucu Yağ Marka ve Parti No %Timol %Karvakrol
Thymus vulgaris L. Promontis 40,50 1,80
Thymus vulgaris L. (timol kemotipi) Pranarôm
(OF30669)
46,61 0,07
Thymus serpyllum L. Oshadhi
(1015776)
66,41 1,68
Thymbra capitata L Cav. Oshadhi
(1013240)
2,05 68,39
Thymus zygis L. Oshadhi
(1018850)
37,27 3,22
Origanum vulgaresubsp.hirtum
(Link) Ietsw.
Gadoi 44,17 0
Origanum vulgare L. Oshadhi
(1016087)
2,30 71,00
Origanum vulgare L. Wild Herbs of Crotia(2019) 29,90 24,80
Origanum compactum Benth. Florihana
(FLE126H231117MA)
9,00 56,66
Satureja montana L. Gadoi
(18112SLOE001)
0,80 54,86
Monarda fistulosa L. Aromavida
(OA-002283)
0,28 23,53
Trachyspermum ammi(L.) Sprague. Florihana
(FLJ094-K061116IN)
49,89 0,27
Tablo 1: Bazı uçucu yağlarda timol ve karvakrol yüzdesi

Origanum vulgare ( İstanbul kekiği) ve Thymus vulgaris (Avrupa kekiği) uçucu yağlarının bileşenleri incelendiğinde ilkinde karvakrol, ikincisinde ise timol oranının fazla olduğu görülmektedir. Majör bileşenlerdeki bu farklılık, iki kekik yağı için farklı terapötik etkiler ve farklı güvenlik uyarılarını beraberinde getirmektedir. (Tablo 2)

Kimyasal Bileşen Origanum vulgare
(Oshadhi 1016087)
Thymus vulgaris
(Promontis) 
% α-tuyen   – 1,50
% mirsen  – 2,10
% α-terpinen  – 17,80
% simen 4,70 16,60
% γ-terpinen  4,50  –
% linalol 2,87
% terpinen-4-ol 1,00
% karvakrol metil eter 0,90
% timol 2,30 40,50
% karvakrol 71,00 1,80
Tablo 2: 2 farklı kekik yağının kimyasal bileşen yüzdesi

İstanbul kekiği (Origanum vulgare) uçucu yağının geleneksel ve ampirik olarak birçok kullanım alanının yanında, klinik olarak kanıtlanmış analjezik, antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikleri vardır. Soluma yoluyla ve oral kullanımı mevcuttur. Mukoza zarında iritasyona sebep olma riski çok yüksek olduğu içini direkt değil kapsül formunda kullanılmalıdır.13 Bu uçucu yağ hassas cildi olanlar, cildinde yara ve enfeksiyon bulunanlar ve 2 yaşın altındaki çocuklar için önerilmemektedir. 14

Maksimum dermal kullanım seviyesi ise %1.1 olarak belirtilmiştir (total timol/karvakrol içeriği maksimum  %80 için). Ayrıca hamilelik ve emzirme döneminde kontrendikedir.15

Avrupa kekiği (Thymus vulgaris) uçucu yağının ise analjezik, antibakteriyel, antifungal, antioksidan, antiviral, antiromatizmal, ekspektoran ve rubefasyon etkileri ampirik ve klinik olarak gösterilmiştir.14 Klinik çalışmalarla ispatlanmamış olsada geleneksel kullanımda birçok farklı uygulaması da mevcuttur.

Thymus vulgaris uçucu yağının linalol ve tuyanol kemotipleri ise güvenli kabul edilir.

Timol ve karvakrol kemotipleri ise cilt ve mukoza zarında tahrişe neden olabileceği için %1.3 maksimum dermal kullanım seviyesidir ( total timol/karvakrol içeriği maksimum  %87.8 için). Ayrıca bu iki kemotip kan pıhtılaşmasını engelleyebileceği için antikoagülan ilaç kullanan veya kanama bozukluğu olanlarda kullanılmamalıdır.15 

Oral yolla kullanımında bulantı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı, kalp ve solunum durmasına sebep olabileceği literatürde belirtilmiştir.16

Uçucu Yağlar ve aromatik bileşenler ve kullanımları ile ilgili uluslararası kılavuzlar

Uçucu yağların kalite kriterleri farmakopeler (TF, EP, BP, USP, Deutschen Arzneibuch DAB 6 (EB6)), ISO, FAO v.b. kuruluşlarca uçucu yağ bileşiminde bulunan önemli bileşenler için limit değerler atamış, analiz metotları geliştirmiş kaynaklardır.

Öte yandan uçucu yağlar ve aromatik bileşenlerin kozmetik ürünlerdeki uygulamalarına yönelik faaliyet gösteren International Fragrance Association (IFRA) ve The EU’s Scientific Committee on Consumer Safety (SCCS) gibi kurumlar, konu ile ilgili uygulama kodlarını düzenli olarak yayınlarlar. Bu kılavuz kodlarında özellikle cilt üzerinde görülebilecek alerji reaksiyonları, fotoalerjik reaksiyonlar, irritasyon, fototoksisite gibi istenmeyen etkileri yaratabilecek bileşenler ve uygulama esasları çok iyi tanımlanmıştır ve bu bilgilerden faydalanmak mümkündür. Öte yandan, adı geçen bu önemli iki kurum bile uygulama tarafında bazı konularda farklı görüşlere sahiptirler. Bu kaynaklar dışında ülke veya bölge bazında başka kurumlar da vardır.

Robert Tisserand ve Dr.Rodney Young’ın yazdığı “Essential Oil Safety” kitabı ise uçucu yağların güvenli ve uygulamaya yönelik kullanımları açısından  alanda önemli bir kaynaktır.

Terapötik etki: Risk ve faydayı birlikte değerlendirmek

Daha önce de anlatıldığı üzere, uçucu yağlar ile birlikte bileşenlerinin çeşitliliği ve değişkenliği göz önüne alındığında, genelleme yapmak çok kolay değildir.

Terapötik etki sadece fayda demek değil aynı zamanda risk de demektir. Bazı uçucu yağlar çok yumuşak, sakinleştirici, onarıcı etkilere sahipken ve daha yüksek konsantrasyonda ve uzun süre kullanılabilirken; bazı uçucu yağların kullanımında çok dikkatli olmak gereklidir. Bir bileşen potansiyel olarak ne kadar güçlü ise ve uçucu yağda ne kadar yüksek miktarda bulunursa, yan etkisinin olma ihtimali de o kadar yüksektir. Örneğin bazı kekik ve oregano  türleri ile birlikte, tarçın (Cinnamomum verum), karanfil (Szygium aromaticum) bitkilerinden elde edilen uçucu yağlar antimikrobiyal açıdan en güçlü potansiyele sahip uçucu yağlardır.17-18 Ancak bu özellikleri onları aynı zamanda cilt ve mukoz membran üzerinde en yüksek tahriş edici ve alerjen özelliklere sahip uçucu yağlar da yapmaktadır.

Uçucu yağları uygulayan ve kullanan kişilerin risk ve faydayı bilmesi ve ölçmesi gerekliliği

Doğal olmaları nedeniyle uçucu yağlar için “her zaman güvenlidir” şeklinde bir yanlış anlaşılma vardır. Uçucu  yağların kanıtlanmış ve uygulanan birçok klinik ve terapötik kullanımı vardır, fakat kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı çok önemli faktörler gözden kaçırılmamalıdır.

Uçucu yağlar üç temel yöntem ile uygulanır: 

  • Soluma 
  • Cilt üzerinden
  • Dahilen 

Bu üç yöntemin uygulayıcıları da, uygulama ve güvenlik kılavuzları da birbirinden farklıdır. Örneğin solunum yolu uygulamalarındaki risk faktörlerini iki ana başlıkta listeleyecek olursak:

Genel faktörler

  • Maruz kalınan süre ve sıklık
  • Buhar basıncı
  • Uçucu yağın solunan havadaki konsantrasyonu
  • Bulunulan ortamın havalandırılması
  • Hava kalitesi indeksi (ozon) 

Kişisel faktörler

  • 5 yaşın altındaki çocuklar
  • Astım hastaları
  • KOAH hastaları
  • MCS (Çoklu Kimyasal Duyarlılık) hastaları
  • Aromaterapist ve uçucu yağ uygulayıcıları

Bu faktörler göz önüne alındığında solunum yolu üzerinden yapılacak bir uygulamada fayda ve risk dengesi aşağıda belirtilen şekilde sağlanmalıdır:

  • Uçucu yağ uygulamasından beklediğimiz faydanın belirlenmesi: Bu uygulamadan beklediğimiz fayda nedir? Bu fayda psikolojik mi fizyolojik mi?
  • Göze alınacak riskler: Uygulama sonrasında ufak bir hassasiyet riski mi var yoksa bir astım krizi riski mi? 
  • Uçucu yağ uygulanan kişinin öyküsü: Geçmiş bir solunum yolu rahatsızlığının, alerjiye yatkınlığının olup-olmaması
  • Duruma en uygun uygulamanın seçimi: Çok karışık ve güçlü formüllere gerek kalmadan basit bir difüzyon yapılması yeterli mi, irite edici uçucu yağlar yerine daha yumuşak ama yine etkili uçucu yağların seçilmesi mümkün mü?
  • Fayda-risk analizi: Yukarıdaki tüm maddelerin toplamı
  • Ve belki de en önemlisi: Kullanılacak uçucu yağa karar verecek kişi gerçekten bu konuda eğitimli mi ve sınırlarını iyi biliyor mu?

Cilt uygulamalarında ise bunlara ek olarak; uygulama alanının genişliği, sıcaklığı, ortamın ve cildin nemi, deride tahriş, hassasiyet ve fototoksisite riskleri dikkate alınmalıdır. 

Görüldüğü üzere, uçucu yağlar ister soluma ister cilt üzerinden olsun, şablon formüller ya da içeriği bilinmeyen uçucu yağlar ile yapılacak bir uygulama değildir. Bu esaslar dikkate alındığında ise bu güzel kokulu yağların her türlü iyileştirici gücünden faydalanmak mümkündür.

Referanslar:

  1. Buckle, J., Clinical Aromatherapy: Essential Oils in Healthcare, Elsevier Health Sciences, London, 2015.
  2. Adams, RP. Identification of Essential Oil Components by Gas Chromatography/Mass Spectrometry, 4th edn. Allured: Carol Stream, IL, 2007.
  3. Betinna, M., Helge, S. The Essential Oil Maker’s Handbook, Austin, TX: Spikehorn Press, 2015.
  4. Peter Holmes LAc, MH, Aromatica: A Clinical Guide to Essential Oil Therapeutics, London and Philadelphia: Singing Dragon, 2016.
  5. Turland, N. J., Wiersema, J. H., Barrie, F. R., Greuter, W., Hawksworth, D. L., Herendeen, P. S., Knapp, S., Kusber, W.-H., Li, D.-Z., Marhold, K., May, T. W., McNeill, J., Monro, A. M., Prado, J., Price, M. J. & Smith, G. F. (eds.) 2018: International Code of Nomenclature for algae, fungi, and plants (Shenzhen Code) adopted by the Nineteenth International Botanical Congress Shenzhen, China, July 2017.
  6. Bozdemir, Ç. Türkiye’de Yetişen Kekik Türleri, Ekonomik Önemi ve Kullanım Alanları. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tarım Bilimleri Dergisi. 2019, 583-594. 
  7. Kowalczyk, A., Przychodna, M., Sopata, S., Bodalska, A., Fecka, I. Thymol and Thyme Essential Oil—New Insights into Selected Therapeutic Applications. Molecules 2020, 25, 4125.
  8. Plau, M. R. et al. Antiviral activity of the Lippia graveolens (Mexican oregano) essential oil and its main compound carvacrol against human and animal viruses. Braz. J. Microbiol. [online]. 2011, vol.42, n.4 [cited  2020-12-09], pp.1616-1624.
  9. Salehi, B, Mishra, AP, Shukla, I, et al. Thymol, thyme, and other plant sources: Health and potential uses. Phytotherapy Research. 2018; 32: 1688– 1706.
  10. Naghdi Badi H, Abdollahi M, Mehrafarin A, Ghorbanpour M, Tolyat M, Qaderi A et al.  An Overview on Two Valuable Natural and Bioactive Compounds, Thymol and Carvacrol, in Medicinal Plants. J. Med. Plants. 2017; 16 (63) :1-32.
  11. Baser KH. Biological and pharmacological activities of carvacrol and carvacrol bearing essential oils. Curr Pharm Des. 2008;14(29):3106-19.
  12. https://www.dropsmith.com
  13. Schnaubelt, K., Advanced Aromatherapy. Healing Arts Press, Rochester, 1995.
  14. Battaglia, S., The Complete Guide to Aromatherapy Vol 1: Foundations & Materia Medica, Black Pepper Creative, Brisbane, 2018.
  15. Tisserand, R., Young, R. Essential oil safety. 2nd edn. Churchill Livingstone, Edinburgh, 2014.
  16. Braun, L., Cohen, M. Herbs& natural supplements: an evidence-based guide-Vol. 2. 4th edn. Elsevier, Chatswood, 2015.
  17. Rao, PV., Gan, SH. Cinnamon: A multifaceted medicinal plant. Evidence- Based Complementary and Alternative Medicine, 2014; 2014: 642942.
  18. Committee on Herbal Medicinal Products (HMPC). Assessment report on Syzygium aromaticum (L.) Merill et L.M. Perry, flos and Syzygium aromaticum (L.) Perry, floris aethroleum. European Medicines Agency, 2011. Doc ref. EMA/HMPC/534946/2010.

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on linkedin
LinkedIn