Taşıyıcı ve uçucu yağlar güneş koruması sağlar mı?

Güneşten koruyucu ürünlerin SPF değerinin in vitro tarama yöntemleri ile belirlenmesi, teknik test parametrelerinin ayarlanmasını ve optimize edilmesini hızlandırır ve in vivo deneylerin sayısını ve insan deneklerin UV radyasyonuna maruz kalmasıyla ilgili riskleri azaltır.

Güneşten gelen ultraviyole radyasyon (UVR) üç kategoriye ayrılır: UV-C (200-280 nm), UV-B (280-320 nm) ve UV-A (320-400 nm). UV-C biyolojik olarak en çok zarar veren radyasyon türüdür ancak ozon tabakası tarafından filtrelenir1. Güneşten gelen ultraviyole radyasyona kalmanın kısa vadeli sonuçları ciltte oluşan güneş yanığı, eritem, bronzlaşma veya yüksek pigmentasyon gibi komplikasyonlardır. Uzun süreli ve kronik ultraviyole radyasyon maruziyeti cildin erken yaşlanmasını ve bağışıklık sisteminin baskılanmasını, ve gözlerde hasar oluşmasını tetikleyebilir ve hatta cilt kanseri gibi yaşamı tehdit eden etkilere sebep olabilir2.

Güneşten koruyucu ürünler cildi UV ışınlarından (ışınları emerek, dağıtarak veya yansıtarak) korumak üzere, cilde sürülerek uygulanan; krem, losyon, yağ, sprey veya jel formundaki kozmetik preparatlardır. Bir güneşten koruyucu ürünün etkinliği genellikle güneşten koruma faktörü (sun protection factor / SPF) ile ifade edilir. SPF, güneşten koruyucu ürün tarafından korunan cilt üzerindeki minimal eritem dozun, aynı korunmasız cilt üzerindeki minimal eritem doza oranını ifade eder. Minimal eritem doz, algılanabilir bir eritem oluşturmak için gerekli en düşük UV ışığı dozajı olarak tanımlanır. SPF ne kadar yüksekse, ürün güneş yanığını önlemede o kadar etkilidir3.

Güneşten koruyucu ürünlerin SPF değerinin in vitro tarama yöntemleri ile belirlenmesi, teknik test parametrelerinin ayarlanmasını ve optimize edilmesini hızlandırır ve in vivo deneylerin sayısını ve insan deneklerin UV radyasyonuna maruz kalmasıyla ilgili riskleri azaltır4. In vitro SPF değeri, güneş koruyucu ürün ile quartz plakalar veya biyomembranlar üzerine oluşturulmuş filmlerin veya güneş koruyucu ürün ile hazırlanmış seyreltik solüsyonların laboratuar ortamında, spektrofotometre adı verilen bir cihaz ile UV geçirgenliğinin/absorpsiyonunun ölçülmesi ile belirlenir. Bu metod oldukça hızlı ve basittir ve birçok kozmetik formülasyonda SPF değerinin in vitro tayininin kolayca yapılmasını sağlar.

Bitkisel tohumlarından elde edilen birçok yağ, hafiftir, düşük viskoziteye sahiptir ve cilt üzerinde hidrokarbonlardan daha az tıkayıcıdır. Bu yağlar cilde uygulandığında genellikle cilt üzerinde kolayca yayılır ve emilir. Penetrasyon ve taşıyıcılık özelliklerinin yanı sıra doğal tokoferol, karotenoid ve esansiyel yağ asitlerinden oluşan içerikleri bitkisel yağları cilt bakımında değerli bir ürün kılar. Bitkiler güçlü antioksidan özelliklere sahip flavonoidler, karotenoidler, polifenoller, hidroksi asitler ve fenolik bileşikler açısından zengindir. Bu doğal biyoaktif bileşenler, UV radyasyonunu emerek cildi radyasyonunun olumsuz etkilerinden korur. Ayrıca UV radyasyonuna maruz kalma nedeniyle ciltte üretilen serbest radikalleri etkisiz hale getirirler5,6.

Doğal kozmetik ürün hammadesi olarak bitkisel yağların güneşten koruyucu ürünlerde kullanılabilirliğini incelemek üzere çeşitli bitkisel taşıyıcı ve uçucu yağın in vitro SPF değeri spektrofotometre ile ölçülmüş ve Tablo 1’de verilen değerler bulunmuştur4. Bir başka araştırma grubu da bazı bitkisel taşıyıcı yağların in vitro SPF değerlerini benzer bir metod ile ölçmüştür, onların sonuçlarını ise Tablo 2’de görebilirsiniz7. Bulunan değerler bu bitkisel yağların tek başına kullanıldıklarında etkili bir koruma sağlayamasa da güneşten koruyucu ürünlerin içeriğinde kullanılmak üzere potansiyel hammaddeler olduğunu ortaya koymaktadır. Bitkisel yağlar güneşten koruyucu ürünlerin içeriğinde kullanıldıklarında kimyasal ve fiziksel filtrelerin güneşten koruma etkinliğini destekleyici özelliklerinin yanı sıra içerdikleri çeşitli aktif biyomoleküller ile cildi serbest radikallerden koruma, besleme, canlandırma ve nemlendirme gibi pek çok fonksiyonu bir arada sunabilirler. Örneğin bir çalışmada organik UV filtresi (octyl– methoxycinnamate, butyl methoxydibenzoylmethane ve bemotrizinol) içeren formülasyonlara nar çekirdeği yağı ve shea yağı katıldığında SPF değerlerinin arttığı gösterildi8. Ayrı bir çalışmada UVB filtresine (ethylhexyl methoxycinnamate /EHM) jojoba, orkide, havuç ve domates yağları eklenerek oluşturulan formülasyonların SPF değerleri 5 ile 7 arsında ölçüldü9. Bir başka çalışmada ise 7 farklı taşıyıcı yağ UVA filtresi (dietilamino hidroksibenzoil heksil benzoat/DHHB) içeren nanoyapılı lipid taşıyıcı formülasyonlarının geliştirilmesinde kullanıldı. Nar çekirdeği yağı, frenk üzümü yağı, susam yağı, ahududu tohumu yağı, havuç kökü yağı, buğday tohumu yağı ve pirinç kepeği yağı kullanılarak yapılan nanoyapılar 100 -145 nm boyutlarında ve stabil olarak elde edildi. Tüm formülasyon antioksidan aktivite gösterdi. Nar çekirdeği yağı ile yapılan formülasyon 4.1 ile en yüksek SPF değerini sağladı10.

Hücrelerde toksisite oluşturmayan olmayan bir UV filtresi dermatolojinin yanı sıra, oftalmolojik uygulamalar açısından oldukça önemlidir. Kimyasal güneş filtrelerinin çoğu, özellikle hassas göz hücrelerinde (kornea ve konjunktival hücreler) toksisiteye neden olmaktadır. Göz yapısı aslında çok etkili bir oküler antioksidan sistem sayesinde UV radyasyonundan kaynaklanan hafif hasarları önleyebilir çünkü yapısında bulunan kromoforlar ışığı emer ve enerjisini dağıtır. Ancak orta yaştan sonra, fototoksik olan bazı moleküllerin birikmesiyle antioksidan enzimlerin üretiminde azalma görülür ve UV radyasyonları reaktif oksijen türlerinin oluşumunu tetikleyerek çeşitli oküler hastalıklara yol açabilir. Çoğu UV filtresi göz için sitotoksik olduğundan, oftalmik formülasyonda doğal bir UV filtre etkisine sahip, toksisite içermeyen potansiyel bir doğal madde olarak tamanu yağının özellikleri araştırılmıştır11. Tamanu yağının düşük konsantrasyonlarda bile, önemli UV absorpsiyon özellikleri sergilediği ve 18-22 aralığında bir SPF değerine sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca % 1’e kadar olan konsantrasyonların, insan konjunktival epitel hücreleri üzerinde toksik olmadığı ve in vivo oküler tahrişe neden olmadığı görülmüştür. Üstelik %1 konsantrasyonda oksidatif stres ve DNA hasarına karşı hücreleri koruyarak UV radyasyonlarının neden olduğu DNA hasarının % 85’ini inhibe edebildiği gösterilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak antioksidan ve hücre koruyucu özellikleri ile tamanu uçucu yağının oftalmik preparatlarda (göz damlaları) doğal bir UV filtresi olarak kullanılabileceği öngörülebilir.

Tablo 1

Bitkisel taşıyıcı yağSpektrofotometrik olarak
hesaplanan SPF değeri
Zeytin yağı7.549
Hindistan cevizi yağı7.119
Hint yağı5.687
Badem yağı4.659
Hardal yağı2.105
Susam yağı1.771
Bitkisel uçucu yağSpektrofotometrik olarak
hesaplanan SPF değeri
Karabiber uçucu yağı6.668
Tulsi uçucu yağı6.571
Limon çimeni uçucu yağı6.282
Lavanta uçucu yağı5.624
Portakal uçucu yağı3.975
Limon uçucu yağı2.810
Okaliptus uçucu yağı2.625
Çayağacı uçucu yağı1.702
Gül uçucu yağı0.248

Tablo 2

Bitkisel taşıyıcı yağSpektrofotometrik olarak
hesaplanan SPF değeri
İndrayani çekirdeği yağı17.37
Nar çekirdeği yağı21.16
Kanola yağı13.02
Ekstra virjin zeytin yağı11.71
Rafine zeytin yağı10.21
Mısır yağı15.22
Susam yağı15.12
Yer fıstığı yağı13.30
Ayçiçek yağı9.82
Hindistan cevizi yağı1.36
Tatlı badem yağı3.70
Avokado yağı0.08

Referanslar:
1- Sowa, P., Rutkowska-Talipska, J., Rutkowski, K., Kosztyła-Hojna, B., Rutkowski, R. Optical radiation in modern medicine. Advances in Dermatology and Allergology. 2013, 30(4), 246-51.
2- Svobodová, A., Vostálová, J. Solar radiation induced skin damage: review of protective and preventive options. International Journal of Radiation Biology. 2010, 86(12), 999-1030.
3- Bendová H., Akrman J., Krejcí A., Kubác L., Jírová D., Kejlová K., et al. in vitro approaches to evaluation of Sun Protection Factor. Toxicol in vitro 2007, 21,1268-1275.
4- Kaur C. D., Saraf S. In vitro sun protection factor determination of herbal oils used in cosmetics. Pharmacognosy Res. 2010, 2(1), 22-25.
5- Korać, R. R., Khambholja, K. M. Potential of herbs in skin protection from ultraviolet radiation. Pharmacognosy Review, 2011, 5(10)164-173.
6- Mishra, A., Singh, R. P. Cosmeceutıcal uses of herbs ın sunscreens. In: Sunscreens. Ed: Rastogi, R. P. 2018 Nova Science Publishers, Inc.
7- Ranjithkumar, J., Sameesh, A., Ramakrishnan, H., Sun Screen Efficacy of Punica granatum (Pomegranate) and Citrullus colocynthis (Indrayani) Seed Oils, K. Int. J. Adv. Res. Biol. Sci. 2016, 3(10),198-206.
8- Montenegro, L.,Santagati, L. M., Use of vegetable oils to ımprove the sun protection factor of sunscreen formulations, Cosmetics 2019, 6(25).
9- De Olıveıra, C. A., Nıshıkawa, D. O., Balogh, T. S., Prestes, P. S., Consıglıerı, V. O., Kaneko, T. M., Velasco, M. V. R., Baby, A. R., Vegetable oils as bioactive adjuvants for sunscreens, Monographic supplement series: Compendium on Sun care – Household and Personal Care Today, 2012, 7(3)
10- Badea, G., Lacatusu, I.i Badea, N. Ott, C., Meghea, A. Use of various vegetable oils in designing photoprotective nanostructured formulations for UV protection and antioxidant activity. Industrial Crops and Products, 2015, 67, 18–24.
11- T. Said, M. Dutot, C. Martin, J.-L. Beaudeux, C. Boucher, E. Enee, C. Baudouin, J.-M. Warnet, P. Rat, Cytoprotective effect against UV-induced DNA damage and oxidative stress: Role of new biological UV filter, European Journal of Pharmaceutical Sciences, 2007, 30(3–4), 203-210.

Paylaş:

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on pinterest
Pinterest
Share on linkedin
LinkedIn